Doğmamış Haktan Feragat: TOKİ Alacağı Mirastan Feragat Sözleşmesine Konu Olabilir mi?
Miras hukuku, hayatın en karmaşık ve hassas konularından biridir. Özellikle birikimlerin ve gelecekteki hakların paylaşımı söz konusu olduğunda, pek çok soru işareti ortaya çıkar. Günümüzde TOKİ alacağı gibi henüz doğmamış, geleceğe yönelik haklar da bu soruların merkezindedir. "Doğmamış bir haktan feragat edilebilir mi?" ve "TOKİ alacağı, mirastan feragat sözleşmesine konu olabilir mi?" soruları, özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayan ve konut edinme sürecinde olan aileler için hayati önem taşımaktadır.
Bu blog yazısında, bir hukuk profesyoneli ve içerik uzmanı olarak, bu sorulara Yargıtay'ın güncel kararları ışığında net yanıtlar sunacağım. Amacım, hukuki terimleri herkesin anlayabileceği bir dille açıklayarak, bu karmaşık konuyu anlaşılır kılmak ve haklarınızı korumanız için size yol göstermektir. Gelecekteki miras haklarınıza dair yapacağınız bir yanlış beyan veya sözleşme, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle, konunun inceliklerini anlamak ve hukuki sürece bilinçli yaklaşmak büyük önem taşımaktadır.
Miras Hukukunda Temel Kavramlar: Mirasçılık ve Doğmamış Hak
Miras hukuku, bir kişinin vefatı üzerine mallarının ve alacaklarının kimlere, nasıl ve ne şekilde intikal edeceğini düzenler. Bir kişinin mirasçı olabilmesi için, mirasbırakanın (miras bırakan kişi) vefat etmiş olması gerekir. Mirasbırakan hayattayken, mirasçılık sıfatı henüz kazanılmamıştır ve potansiyel mirasçıların sahip olduğu haklar, "beklenen miras hakkı" veya "doğmamış hak" olarak nitelendirilir.
Türk Medeni Kanunu'na (TMK) göre, kural olarak doğmamış bir haktan feragat edilemez. Yani, kişi henüz sahip olmadığı, gelecekte doğacak bir haktan peşinen vazgeçemez. Bu ilke, hukuki güvenliği sağlamayı ve kişilerin henüz oluşmamış hakları üzerinde baskı altında işlem yapmasını engellemeyi amaçlar. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu genel kuralı desteklemektedir. Örneğin, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin kararlarında, mirasbırakan hayattayken mirasçıların kendi aralarında yaptıkları feragat beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağı açıkça ifade edilmektedir.
Peki, bu kuralın istisnaları yok mu? Elbette var. Kanun koyucu, mirasbırakanın iradesiyle, bu genel kurala bir istisna getirmiştir: mirastan feragat sözleşmesi.
Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir ve Şartları Nelerdir?
Mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan ile bir mirasçısı arasında yapılan ve mirasçının gelecekteki miras hakkından kısmen veya tamamen vazgeçtiği bir sözleşmedir. Bu sözleşme, TMK'nın 528. maddesinde düzenlenmiştir. Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, kanunun doğmamış bir haktan feragate imkân tanıdığı tek özel alan burasıdır.
Bir feragat sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için yerine getirilmesi gereken çok katı ve şekilci şartlar bulunmaktadır. Bunlar, sözleşmenin sıradan bir kâğıda yazılı beyan olmaktan çok, hukuken sağlam bir zemin üzerinde inşa edilmesini sağlar.
1. Sözleşmenin Tarafları: Mirasbırakanın Katılımı Zorunlu
En temel şart, sözleşmenin sadece mirasçılar arasında yapılamayacağıdır. Mirastan feragat sözleşmesi, mutlaka mirasbırakan ile feragat eden mirasçı arasında akdedilmelidir. Örneğin, İstanbul'da bir ailede, iki kardeşin anne veya babalarının izni veya katılımı olmadan kendi aralarında bir **TOKİ alacağı hakkından feragat etmeleri yönünde yapacakları bir sözleşme, hukuken kesinlikle geçersizdir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin kararları, mirasbırakanın katılımı veya izni olmadan yapılan bu tür sözleşmelerin TMK m. 678'e aykırı olduğunu ve hukuki sonuç doğurmayacağını vurgulamaktadır.
2. Sözleşmenin Şekli: Resmi Vasiyetname Şeklinde Yapılmalı
Bir diğer hayati önem taşıyan şart ise sözleşmenin şeklidir. Mirastan feragat sözleşmesi, adi yazılı bir kâğıda veya noterden tasdikli bir taahhütname şeklinde yapılamaz. TMK'nın 545. maddesi uyarınca, bu sözleşmenin geçerliliği, "resmi vasiyetname şeklinde" düzenlenmesine bağlıdır. Bu, noter huzurunda, resmi bir memur tarafından ve kanunda belirtilen diğer şartlara uyularak yapılması gerektiği anlamına gelir. Bu şekil şartına uyulmaması, yapılan sözleşmeyi doğrudan geçersiz kılar ve mirasın paylaşımında hiçbir şekilde dikkate alınmaz.
TOKİ Alacağı Mirastan Feragat Sözleşmesine Konu Olabilir mi?
Şimdi asıl konumuza gelelim: TOKİ alacağı mirastan feragat sözleşmesi ile devredilebilir mi?
TOKİ alacağı, bir TOKİ konutuna sahip olma hakkı, henüz tapu devri gerçekleşmediği için hukuken bir "alacak hakkı" niteliğindedir. Bu hak, mirasbırakanın vefatı ile mirasçılara intikal edecek olan mal varlığının bir parçasıdır. Dolayısıyla, mirasbırakan hayattayken, bu alacak hakkı da tıpkı diğer miras hakları gibi **"doğmamış bir hak" olarak kabul edilir.
Yargıtay'ın güncel içtihatları ve hukukun genel prensipleri ışığında, TOKİ alacağından doğmuş bir haktan feragat edilemeyeceği, bu haktan feragatin ancak ve ancak **mirastan feragat sözleşmesi yoluyla mümkün olabileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu, bir *TOKİ alacağı*ndan feragat etmek isteyen bir mirasçının, bu feragati aşağıdaki şartlarla yapması gerektiği anlamına gelir:
Bu şartlardan herhangi birinin eksik olması durumunda, feragat beyanı hukuken geçersizdir ve mirasın açılması (mirasbırakanın vefatı) durumunda, feragat eden kişi TOKİ alacağı da dahil olmak üzere mirasçı sıfatını korur ve miras payına hak kazanır.
Özetle, sırf iki kardeş arasında İstanbul'da bir noterden "TOKİ hakkımdan vazgeçiyorum" şeklinde adi yazılı veya noter onaylı bir taahhütname ile yapılan anlaşma, mirasın paylaşımı sırasında hukuki bir değer taşımaz.
Sonuç: Hukuki Destek Almanın Önemi
TOKİ alacağı gibi gelecekteki haklardan feragat etme konusu, özellikle İstanbul gibi dinamik bir şehirde yaşayan aileler için karmaşık hukuki sorunlara yol açabilir. Unutulmamalıdır ki, miras hukukunda yapılan hatalar, hak kayıplarına ve uzun süren hukuki süreçlere neden olabilir. Doğmamış haktan feragat edilemez genel kuralını, *mirastan feragat sözleşmesi*nin sıkı şartlarını ve bu sözleşmenin resmi şekil zorunluluğunu anlamak, hukuki güvenliğiniz için hayati öneme sahiptir.
Yazı boyunca belirtilen şartlara uymayan her türlü feragat beyanı, hukuken geçersiz sayılacak ve beklenen miras hakkı talebinde bulunulabilecektir. Bu nedenle, miras hukukuyla ilgili herhangi bir adım atmadan önce, profesyonel bir avukattan hukuki danışmanlık almanızı şiddetle tavsiye ederiz. Yanlış atılan bir adım, hem sizi hem de ailenizi geri dönüşü olmayan hukuki sorunlarla karşı karşıya bırakabilir. Haklarınızı doğru bir şekilde korumak ve olası uyuşmazlıkları önlemek adına uzman bir hukukçuya başvurmak, atabileceğiniz en doğru adımdır.
- Mirasbırakanın vefatından önce kardeşler arasında yapılan TOKİ alacağı feragat sözleşmesi geçerli midir?
- Hayır, geçerli değildir. Türk Medeni Kanunu'na göre, mirasbırakan hayattayken mirasçılar kendi aralarında miras haklarından feragat edemezler. Bu tür bir feragatin geçerli olması için, mirasbırakanın katılımı ve sözleşmenin noterde resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi zorunludur.
- Adi yazılı bir kâğıtla veya noter tasdikli taahhütname ile mirastan feragat edilebilir mi?
- Hayır, edilemez. Mirastan feragat sözleşmesi, kanunun aradığı çok sıkı bir şekil şartına tabidir. Bu sözleşme, TMK m. 545 uyarınca "resmi vasiyetname şeklinde" yapılmak zorundadır. Aksi halde, sözleşme hükümleri hukuken bir geçerlilik taşımaz ve mirasbırakanın vefatı durumunda miras payı talebinde bulunulabilir.
- Mirastan feragat sözleşmesi yapmak yerine başka bir yasal yol var mı?
- Mirasbırakanın vefatından sonra, mirasçılar arasında miras paylaşımı için miras taksim sözleşmesi veya mirasçılık belgesi düzenlenebilir. Ancak bu belgeler, feragat değil, mirasın fiili paylaşımına ilişkindir. Doğmamış bir haktan önceden feragat etmenin tek yasal yolu, mirastan feragat sözleşmesidir.